Bir gün güzel bir gelin olup sevdiği insanla mutlu bir yuva kurmak herkes gibi Zeynep’in de hayaliydi. Hayal ettiği gelinliği milyonlarca kez giymiş ve düğününde dans etmişti. Nihayet o gün gelmişti. En yakın arkadaşıyla evlenmenin heyecanı içindeydi. Düğün hazırlıkları hızla sürerken, sıra gelinlik seçmeye geldi. Nişanlısıyla birlikte şehrin en şık gelinlik mağazasına girdiler. Mert, “Hangisini istersen seç,” dedi. Zeynep, kendisine en çok yakışanı bulmaya çalışıyordu. Tek tek tüm gelinlikleri denedi. Sonunda, üst kısmı zarifçe vücudunu saran, altı geniş ve kloş, uzun kuyruklu, dantelli bir gelinlik seçti. İçini kaplayan mutlulukla, hayatının hep bu güzellikte geçmesini diliyordu içinden… "Hayallerim Gerçek Oldu" Derken... Ama gerçekler böyle değildi. Hayatın gerçeklerini fark etmesi bir yılını almıştı. Sonsuza kadar süreceğini zannettiği mutluluğu çok kısa sürmüştü. Hayal ettiği hayattan bambaşka bir hayat onu bekliyormuş aslında. Kendisi mühendis olmasına rağmen iş...
Ne anlamlı bir yazdı🪻
YanıtlaSil☺️🌷
YanıtlaSilAynen öyle… kendime iyi bir ben lazım☺️
YanıtlaSil👏🏻👏🏻
YanıtlaSilkesinlikle... bir ömür yanında taşıyavağı kendisiyse... iyi bir kendisi olmalı insanın :)
YanıtlaSilKendime iyi bir ben lazım...
YanıtlaSilİnsan yanında hep iyi birileri olsun ister. Herkes gider ama insan hep kendiyle beraberdir. Sen iyiysen zaten hep iyilerle berabersin demektir.
YanıtlaSilElinize sağlık 🌷 çok güzel bir yazı olmuş...
YanıtlaSil