Yağmurlu ve soğuk bir akşam üzeriydi. Havada gri tonları hakimdi. Güneş, ışıklarını yavaş yavaş çekiyor, yerini geceye bırakıyordu. Birazdan yıldızlar yeni sahneyi süsleyecekti. Ozan, kısa boylu, kumral saçlı ve hafif toplu bir gençti. Sevimli bir yüze sahipti. Tebessüm etmekte cömertti. Mimarlık fakültesini yeni bitirmişti. Bitirir bitirmez iş aramaya başlamıştı. İş görüşmelerinde o kadar çok ret cevabı almıştı ki, iş bulabileceğine dair umudu azalıyordu. Bir an önce de çalışması gerekiyordu. Babası yıllar önce onları terk etmiş, annesi iki çocuğunu da okutabilmek için var gücüyle çalışmıştı. Ozan’ın okulu bitmişti ama kardeşi hala lisede okuyordu. Annesi iyi bir işte çalışıyordu ancak Ozan artık annesine yük olmak istemiyordu. Onun yükünü paylaşmak istiyordu. İş aradığı sırada internette gezinirken gözüne bir ilan çarptı. Bulunduğu şehrin en iyi mimarlık şirketlerinden birinin ilanıydı. En az beş yıllık iş tecrübesi istiyorlardı. Ozan artı...