Ana içeriğe atla

Sadakat mi? Açık İlişki mi?

 

Hiçbir şey açıkta ve açık bırakılmamışken,

Bir badem tanesi üzerinde kaç kat var onu koruyan biliyor musun?

Belki de ihtiyacın biraz düşünmek,

Minik bir badem tanesi yedi kat ile sarılmış, neden acaba?

Belki de ihtiyacın biraz düşünmek,

Bezelyeler bir salkım içerisinde ve üzeri yedi kat fermuarla kapatılmış şekilde büyüyor,

Belki de ihtiyacın biraz düşünmek,

İnsan vücudu baştan sona deri ile kaplı, gözlerinde kapakları var…

Belki de ihtiyacın biraz düşünmek,

Tüm ağaçların kökleri saklı ve tüm gövdeler kabuklar ile kapanmış…

Belki de ihtiyacın biraz düşünmek,

Portakal yemişsindir, meyveye ulaşana kadar kaç katmandan geçtin, değil mi?

Belki de ihtiyacın biraz düşünmek,

Ne tesadüf ki Mandalina da öyle, limon da hatta şimdi aklına düşen diğerleri de…

Belki de ihtiyacın biraz düşünmek,

Her şey böyle olunca, insan da çoğu şeyi öyle yapmış, belki bilerek belki bilmeyerek…

Kitap yapar ona kapak ekler, defter yapar kapak ekler, bir şey üretir onu bir kutuya koyar, paketleme bundan olsa gerek, değil mi?

Belki de ihtiyacın biraz düşünmek,

Nereye bakarsan bak, hava dahil bir şeyle kaplanmış, bir derisi, bir zarı, bir kabuğu ya da bir paketi var.

Belki de ihtiyacın biraz düşünmek,

Peki ya açıkta olanlar? Onlara ne olmuş?

Belki de ihtiyacın biraz düşünmek,

Açıkta kalan tek sonuca varır ‘BOZULMA’. Bir yemek açıkta kalırsa bozuluyor, et açığa çıktığı an bozuluyor, meyve kabuğu açılıp soyulduğu an çürümeye ve kararmaya başlıyor, portakalı sıktın ve içmedin bozuluyor.

Belki de ihtiyacın biraz düşünmek,

Kendi derinin kesildiğini veya başkasının veya bir hayvanın görmüşsündür, değil mi? Ne yaparız onu kabuk bağlayana kadar kapatırız?

Belki de ihtiyacın biraz düşünmek,

İnsan çıplak dolaşsa ne olur?

Belki de ihtiyacın biraz düşünmek,

Bir evin duvarları olmasa ne olurdu? Veya kapısı olmadığında?

Bir iş yerinin kapısı kapanmadığında ne olurdu?

Belki de ihtiyacın biraz düşünmek,

İnsan ağzını kapayamadığında ne oluyor?

Belki de ihtiyacın biraz düşünmek,

Bir şeyler hep bir şeylerle kapatılmış, çünkü açıkta kalması lehine değil.

O zaman bir insanın ilişkisi yani iki kişi veya aile arasında bir kabuk olmadan içindekiler nasıl hayat bulur? Bulabildi mi hiç?

Belki de ihtiyacın biraz düşünmek,

Kabuklara sarılmış sadakat ve güven duvarları ile bezenmiş aileler ve ilişkiler lezzetli, değil mi? Huzurlu... Kendi içinde güçlü?

Belki de ihtiyacın biraz düşünmek,

Sadakat örtüsüyle örtünmek insanları huzura erdirmişken ne sorun yaşanmıştı ki?

Belki de ihtiyacın biraz düşünmek,

Hiçbir şey açıkta bırakılmamışken…

Belki de ihtiyacın biraz düşünmek,

Peki, sen hangi değerli eşyanı ortaya koydun bugüne kadar?

Belki de ihtiyacın biraz düşünmek,

Nereye koyduysan orada, sana cevaplar var…

Belki de ihtiyacın biraz düşünmek,

O zaman şimdi sen cevapla insan kıymetli ilişkisini mi açığa koyar, kıymet veremediğini mi?

Ruhun senin kolyen değil ki? Kıyafete göre değişsin. Çünkü o bir tane, bedeninde taşıdığın, kıymetli olduğu için saklanmış olan…

Belki de ihtiyacın biraz düşünmek,

Sen kendini kıymetli bulduğunda veya sen karşıyı kıymetli bulduğunda açıkta tutmak neden?

Belki de ihtiyacın biraz düşünmek,

Sadakatle sarmala ilişkini ve değerli ol. Kabuğunuzda büyüyün sıkı bir disiplinle, sadakatle kabuk bağlayın o zaman onu kırmak için çekiç gerekir, gücü yetmez tek bir elin gücü…

Belki de ihtiyacın biraz düşünmek,

Hiçbir şey açıkta bırakılmamışken,

İlişkinin açıkta olması neyin sonucu…

Belki de ihtiyacın biraz düşünmek!

 

 

 




Yorumlar

  1. Çok kıymetli bir yazı olmuş 🪻

    YanıtlaSil
  2. Hüsna Şule A.12/06/2024

    Çok güzel bir yazı olmuş irdelemeye sürükleyen… Kaleminize sağlık 🌸

    YanıtlaSil
  3. Hiç bir şey açıkta bırakılmamışken…

    YanıtlaSil
  4. açık ilişki, bariyer ilişki, lovebombing, gaslighting, ghosting... gerçek bağ nasıl kurulur bilemeyince ilişkilerin orasından burasından çekiştirmeye başladık... iş nerelere vardı :/

    YanıtlaSil
  5. Bir şey; kıymeti düştükçe tezgaha düşer, kıymeti arttıkça, çekmecede, rafta, özenle korunur..

    YanıtlaSil
  6. Ne güzel bir yazı olmuş. Emeklerinize sağlık 🌹

    YanıtlaSil
  7. Çok çok güzel bir yazı. Her seferinde ayette dediği gibi Rabbimizin. "Hiç düşünmezmisiniz"
    "Hiç akletmezmisiniz" Düşünen, akleden, irdeleyen olmak duasıyla...

    YanıtlaSil
  8. İnsanoğlu bakar ama kör , duyar ama sağır veya dokunur ama hissetmez olabiliyor…

    YanıtlaSil
  9. Ne kadar az düşünüyoruz... Güzel olmak iyi güzelliği örtüyor olmak daha da iyi. Ona soyutta güzellikler katmak daha da iyi...

    YanıtlaSil
  10. Burcu A.12/06/2024

    Kuyumcuya gittiğinizde sıradan bir şey istiyorsanız vitrinde bulabilirsiniz. Ama kıymetli, değerli bir şey istiyorsanız onu açıkta olmayan kilitli bir kasadan çıkarırlar. Elinize sağlık.

    YanıtlaSil
  11. Detayda gerçeği düşündüren bir makale olmuş. Düşündüren kalemlere selam olsun🌹

    YanıtlaSil
  12. MaşaALLAH...
    Hayatın içinde sınırlar konusu aktı gitti...
    Bir sonrasının merakıyla...
    ALLAH bedellerinizden razı olsun...

    YanıtlaSil
  13. Farkındalık oluşturan güzel bir yazı olmuş çok teşekkürler.

    YanıtlaSil
  14. Düşününce her şeyde ne kadar ince detaylar olduğunu fark ediyor insan. Kaleminize sağlık 🌻🥀

    YanıtlaSil
  15. Rabbim bizi bu kadar düşünürken biz kendimizi ne kadar düşünüyoruz çok güzel bir yazı kaleminize sağlık🩷

    YanıtlaSil
  16. Esra Ekdi12/07/2024

    Emeğinize sağlık 🌺Aydınlık veren bir yazı olmuş maşaALLAH👌

    YanıtlaSil
  17. İlişkilerin kıvamını anlatan düşündüren bir yazı olmuş Çok teşekkürler. İlişkilerde ustalaştıkça bu kıvamı yakalayanlardan olmak niyeti ve duasıyla.

    YanıtlaSil
  18. Aslı Badem12/07/2024

    Emeğinize sağlık, ihtiyacımız olanı düşündürdüğünüz için teşekkürler⚘️

    YanıtlaSil
  19. Anormalin normallestigi zamanlarda cok guzel bir yazi olmus… elinize saglik

    YanıtlaSil
  20. Ah nasıl derinden etkiledi
    Düşünmek… sen nasıl kıymetlisin…
    Unutmayanlardan olalım inşAllah

    YanıtlaSil
  21. Çok güzel yazi olmuş ellernize saglik

    YanıtlaSil
  22. MelekNur G.12/08/2024

    Ne kadar değerli sorular..
    Ne kadar da az düşünüyoruz❤️

    YanıtlaSil
  23. Neslihan12/08/2024

    Çok güzel bir yazı olmuş 🌸 ellerinize sağlık

    YanıtlaSil
  24. Emeğinize sağlık düşündürücü ve çok güzel bir yazı olmuş. Bademle ilişki arasındaki bağlantı oldukça etkileyici.

    YanıtlaSil
  25. Ey insanoğlu hiç düşünmez misin ?

    YanıtlaSil
  26. Elinize sağlık.

    YanıtlaSil
  27. Adsız4/03/2025

    Elinize sağlık 🌷

    YanıtlaSil
  28. Hicret4/16/2025

    7 kat…
    7 cennet…
    7 cehennem…
    7 kat sema…
    Belki de ihtiyacımız biraz düşünmek… :)

    YanıtlaSil
  29. Seniha4/30/2025

    Hiçbir şey açıkta bırakılmamışken, açıkta kalan bozulur 🌸

    YanıtlaSil
  30. Adsız4/30/2025

    Ellerinize sağlık

    YanıtlaSil
  31. Seniha5/01/2025

    Hiçbir şey açıkta bırakılmamışken, açıkta kalan bozulur

    YanıtlaSil
  32. Adsız5/01/2025

    Emeğinize sağlık, çok güzel bir paylaşım 🌼

    YanıtlaSil
  33. Farklı bakış açıları kazandırıyor yazılarınız. Çevreme de tavsiye ediyorum. Herkes faydalansın diye 🥰🍀

    YanıtlaSil
  34. Süpper ellerinize sağlık 🌷

    YanıtlaSil
  35. Adsız8/11/2025

    Düşününce hayata dair ne detaylar ne detaylarla ilişkili, kaleminize saglik 💕

    YanıtlaSil
  36. ne tatlı bir düşündürme yazısı olmuş, aklıma neler getirdiniz bir bilseniz çok kalppp

    YanıtlaSil
  37. Düşünmenin önemini cok güzel vurgulamışsınız. Gördüğümüzü, duyduğumuzu düşunebilmek lazım

    YanıtlaSil
  38. Adsız9/22/2025

    İnsanı yola sokan düşünmesi
    yoldan çıkaran da düşüncesizliği...teşekkürler düşündürdüğünüz için

    YanıtlaSil
  39. Adsız9/22/2025

    Düşünmeyi düşündürmek...çlk ince bir düşünce ;) 😉 varolun

    YanıtlaSil
  40. Adsız9/30/2025

    Düşünebilmemin kıymeytini hatırlatan çok güzel bi yazı olmuş. Artık gördüğüm şeyleri daha fazla düşünmem gerektiği fark ettim . Tşk:)

    YanıtlaSil
  41. Elinize emeğinize sağlık müthiş bir yazı 🙏

    YanıtlaSil
  42. Gerçekten ne kadar az düşünüyoruz. Neden yaptığımızı bilmeden hayatlarımızı başkalarına sergilemek için birbirimizle yarışıyoruz. Düşündüren bir yazı olmuş elinize sağlık

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

HAYAT BAZEN ZORDUR

Bir yaz günüydü Bünyamin gelecekteki eşi Ezgi’yle karşılaştığında. İkisi de bundan habersiz ortak bir arkadaşlarının doğum gününde tanışmıştı. Başta çok iyi anlaşamamışlardı ancak birbiryleriyle ala- kalı merak ettikleri şey çok fazlaydı. Yüzeysel bakıldığında birbir-lerine benzemiyor gibi görünseler de detayda uyumluydular. Ve pek de tesadüfi değil ki iki yıl sonra yine tanıştıkları yaz günü dünya evine girmişlerdi. Bünyamin evlenmeyi yuva kurmayı çok isteyen bir genç adamdı. Ezgi’yle zıtlıklarından gelen uyum onu hep çok heyecanlandırmıştı. Onunla evlenmek Bünyamin için hayatında eksik olan heyecanı ve neşeyi getirecekti. Nitekim öyle de oldu. Birlikte geçen çok güzel bir üç yılın ardından bir bebek bekliyorlardı. Bünyamin hayatındaki her şeyin gerçek olamayacak kadar güzel olduğunu düşünüyordu. Oysa yine bir yaz günü işten kovulana dek… Bünyamin küçük çaplı bir patron şirketinin iç satışında Sezgin ile çalışıyordu. Sezgin ağzı iyi laf yapan çevresi geniş biriydi. 4 yıldır aynı eki...

MOR MENEKŞEM

Günün erken saatleriydi. İpek içindeki heyecanı fazla göstermemeye çalışarak okulu için bir sınava gitmesi gerektiğini söyledi anne babasına. Güzel bir fakültenin hazırlık sınıfında okuyan henüz on dokuz yaşında, içi umutla dolu pırıl pırıl bir genç kızdı. Annesinin “Mor Menekşem” diye sevdiği bembeyaz teni, derin bakan kahverengi gözleri ve minicik biçimli bir yüzü vardı.   Yumuşacık uzun gür saçlarını arkaya savurarak “Ben ufak bir kahvaltı hazırlayıp erkenden kaçayım.” diyerek lafları ağzında yuvarladı. Biraz gizemliydi. Ancak o sabah pek bir şey anlatacağa da benzemiyordu. “Sınav saatinden önce yerimde olmak istiyorum” diye sözlerine ilave etti. Babası kendisini sınav salonuna götürebileceğini söylese de her işini kendi halletmeye alışmış olan İpek “Siz pazar keyfi yapın; ben rahatça gidebilirim merak etmeyin” diyerek evden çıktı.   İpek ailede üç kardeşin en küçüğü; tabiri yerindeyse ailenin tekne kazıntısıydı. Evin en küçüğü olarak hep kapıyı açan, bakkala ekme...

BU BAYRAM

  Yaz gelmiş, İstanbul’da nem kendini göstermeye başlamıştı. Hülya bir taraftan evini toparlıyor, bir taraftan da alnından şakaklarına akan terleri siliyordu. Kendi gibi zihni de telaşlıydı. Kurban Bayramı için ne yapacağını düşünüyordu. Bir an durup, lacivert ve vizon döşediği evini keyifle süzdü. Evet, her şey yerli yerindeydi. Peki hayatındaki her şey de yerli yerinde miydi? Öyle düşünceye dalmıştı ki telefonun sesiyle irkildi. Arayan babası Ali beydi. Kızıyla hâl hatır ettikten sonra bayram için ne yapacaklarını sordu. Hülya henüz karar vermediklerini, ama Bodrum ya da Silivri’de olacaklarını söyledi. Ali bey; -         Biz annenle Silivri’ye geçeceğiz. Keşke siz de bizimle olsanız. Eski günlerde ki gibi ailece bayram yapsak. Yavrum biz bugün varız, yarın yokuz. Annenin de aklı gidip geliyor. Birlikte vakit geçirsek olmaz mı? Hülya telefonu kapatırken iyice kafası karıştı. Yaşlandıklarını ve kendilerine ihtiyaçları olduğunu düşündü. Al...