Ana içeriğe atla

Deneyimsel Tasarım Öğretisi

Deneyimsel Tasarım Öğretisi Nedir
Deneyimsel Tasarım Öğretisi - DTÖ Nedir?

Yaşayan herkes din dil ırk ayırımı olmaksızın mutlu olmak ister. ‘ben mutsuz olmak istiyorum’ diyen hiçbir insanla karşılaşılmadı. Mutluluğun sürebilmesi içinse kendini belli konularda faydalı hissetmek ister. Bir şeyleri başarabilmeyi arzular. Hiçbir şeyi başaramadığında, kendini yenik düşmüş savaşçı gibi mutsuz hisseder. Böylece insanoğlu hem mutlu hem de başarılı olma ihtiyacı duyar. 
Mutlu ve başarılı olabilmek için birçok farklı şeyler yapar, değişik yollar dener durur insan. Bazen çok başarılı olur ama bir süre sonra çok mutsuz da olabilir. Bazen mutlu olur ama başarısız hisseder tekrar mutsuz olur. Bazen de hem mutlu hem de başarılı olur.
Deneyimsel Tasarım Öğretisi - DTÖKim Kimdir, İlişkilerde Ustalık, Başarı Psikolojisi programları tüm ilişkilerinizde faydasını görebileceğimiz mutlu ve başarılı olabilmemizi sağlayacak deneyimsel bilgileri aktarır. 
Deneyimsel Bilgi Nedir
İnsan en çok deneyimsel bilgiye ihtiyaç duyar. Çünkü karlı ve güvenilir olan deneyimsel olandır. Devamını Oku »
Bu 4 özellik (Tutarlılık, Faydalılık, Uygulanabilirlik, Anlaşılırlık) varsa müfredata alınır.  Devamını Oku »



 

Yorumlar

  1. İyi ki benim yaşamımı dert eden birileri ile karşılaştım. Yoksa kör kuyularda karanlıklar içinde hapsedilmiştim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bende aynı şekildeydim. O kuyulardan çıkış kapısı Deneyimsel Öğreti iyi ki varsınız...

      Sil
  2. Adsız5/03/2024

    Keşke daha fazla kıymetini bilebilsek, bilgilerin...

    YanıtlaSil
  3. Adsız7/31/2024

    Gerçeğin kıymeti ✨

    YanıtlaSil
  4. Adsız9/20/2024

    Deneyimsel bilgi her şeyi kapsıyor. Çok ilginç

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hangi Taraftasın?

Bu Taraf… Alışveriş üzerine alışveriş içerisinde, Oradan oraya git gel, Olmadı sanal alemde mağazaları dolaş dur, Bir tıkla sipariş ver,  Al, al, al ama doyma…   Yeni yıl geliyorrrr… Ne kadar da güzel bir zaman… Süsleyelim evlerimizi, bahçemizi, ah bir de kapımızı, Yılbaşı ağacı olmadan olmaz, Üzerinde en güzel süslemelerle… Sokaklar da süslensin, meydanlar, alışveriş merkezleri… Her yer ışıl ışıl olsun,  Sonra bol bol fotoğraflarımız olsun, Her birinde gülümseyen yüzlerimizle pozlar verelim,  Çok önemsediğimiz anılarımıza bir yenisini ekleyelim… Arka fonlara en süslü olanı seçelim… Aaa hediyeler… Onları unutmak olur mu?  Hepsini süslediğimiz ağacın altına dizelim…  En güzel paketleri yaptıralım.  Veee heyecanlı bir bekleyişten sonra,  Yeni yıl sabahı hepsini açalım… Mutlu olalım, hep mutlu…   O akşam evde mi olsak, dışarıda mı? Sonuçta yılın en önemli akşamı,  Çok özel olmalı her şey…  Belki evde kutlanır, sofrada her çeşit meze ve...

Sabah Yürüyüşü Notları: Eğitim okul da mı başlar?

  Bir sabah yürüyüşünde İnsan bazen bir manzarayı değil, bir toplumsal fotoğrafı seyreder yürürken. Dün sabah yürüyüşümde karşılaştığım bir sahne, bana küçük davranışların büyük etkisini hatırlattı. Gün aydınlanmak üzereydi. Yerlerde çiğ ve havada nefis bir koku vardı.   Sokaklar hafif hafif hareketleniyordu. Sabah yürüyüşlerimle yeni evimizin mahallesinde hem geldiğimiz yeni çevreyi tanıyor hem de sporumu yapıyordum. Henüz tanımadığım sokaklar, yeni köşeler, farklı evler vardı bolca. Sokağın köşesinden döndüğümde mahalledeki okulun önüne geldim. Okul Kapısında Araçlar kapının önünde sıraya dizilmişti. Veliler direksiyon başında, gözleri telefonda ya da boşlukta.   Fabrikada bant sistemi gibi bahçe kapısına yakınlaşıp, çocuğunu indiriyordu. Arka arabadakiler sıranın onlara gelmesini bekliyor ve tam kapının önüne gelince duruyorlardı. Az geride indirseler çocukları sanki polis ceza kesecekti. Her şey o kadar mekanik, o kadar alışılmıştı ki…         ...

İNSAN KENDİNE AYNA TUTARMIŞ MEĞER

  Bir yandan hazırlanıyor bir yandan da söyleniyordu. “Dönem bitmeden hoca mı değişirmiş canım?” dedi öfkeyle. Küçücük çocuk bunlar zaten okula zor uyum sağladılar. Bir de şimdi yeni öğretmene alışmaya çalışacaklar. Ama çaresiz durumu kabul etti. Gidip görelim bakalım yeni öğretmeni belki eskisinden iyidir. Ama ne demişler? “Gelen gideni aratır.” Kafasında deli sorular ile okulun yolunu tuttu.   Bu yıl üçüncü sınıfa geçmişti Melek. Annesinin bütün planları ona göre yapılırdı. Her şey onun etrafında dönerdi. Kıymetlisiydi tüm ailenin. Bir dediği iki edilmezdi.    Yazın sıcak oluyor diye salonun ortasına şişme havuz bile kurmuştu annesi. “Yeter ki o mutlu olsun” derdi. Tırnağına taş değse yeri göğü inletirdi. Sınıfa girer girmez yeni gelen öğretmene kendisini tanıttı. Gayet sevimli güler yüzlü tavırları vardı. Fakat kısa zamanda öğretmen hanım gerçeği anlamıştı. Güler yüzün arkasındaki niyeti, evdeki gibi sınıftaki hâkimiyetini kaybetmemek içindi. Annesi; Melek...