Ana içeriğe atla

Bir İle Başlamıştı...


En büyük sayı 1 ile başlamıştı....

Yorumlar

  1. Her az çok olur. İnşALLAH...Kaleminize sağlık

    YanıtlaSil
  2. Azı küçümseme nice azlar çoğa galip geldi.

    YanıtlaSil
  3. Elif Uçar12/28/2023

    Birlerimiz bin olsun…

    YanıtlaSil
  4. Canan cinal12/28/2023

    Asla Azı küçümseme 🤲 Her çok önce azdı mükemmel emeğinize sağlık

    YanıtlaSil
  5. Azlar bir oldukca çoğalır az kalmaz çok olur...

    YanıtlaSil
  6. Ne kadar önemli mesajlar... Hayat değiştirecek kadar önemli..

    YanıtlaSil
  7. Azı küçümseme, önemse…

    YanıtlaSil
  8. 1i az görmrmrk lazım🌹

    YanıtlaSil
  9. İşte o 1 çok önemli… asla azalmamalı o 1..

    YanıtlaSil
  10. Bir olan çoğalır. Kaleminize sağlık

    YanıtlaSil
  11. Ne güzel bir hayirlatma oldu

    YanıtlaSil
  12. Ayşe Nur Varlı2/17/2024

    Her çok az' dan meydana gelir. Az olmadan çok olmaz. Az da bereket vardır, vardır ki az' lar çok olur. Bir tencere süt, bir kaşık yoğurtla bir tencere yoğurt olur. Kaleminize sağlık🌼

    YanıtlaSil
  13. Seniha5/09/2025

    Damlaya damlaya göl olur :)

    YanıtlaSil
  14. Bereket azı önemseyerek olur

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İNSAN KENDİNE AYNA TUTARMIŞ MEĞER

  Bir yandan hazırlanıyor bir yandan da söyleniyordu. “Dönem bitmeden hoca mı değişirmiş canım?” dedi öfkeyle. Küçücük çocuk bunlar zaten okula zor uyum sağladılar. Bir de şimdi yeni öğretmene alışmaya çalışacaklar. Ama çaresiz durumu kabul etti. Gidip görelim bakalım yeni öğretmeni belki eskisinden iyidir. Ama ne demişler? “Gelen gideni aratır.” Kafasında deli sorular ile okulun yolunu tuttu.   Bu yıl üçüncü sınıfa geçmişti Melek. Annesinin bütün planları ona göre yapılırdı. Her şey onun etrafında dönerdi. Kıymetlisiydi tüm ailenin. Bir dediği iki edilmezdi.    Yazın sıcak oluyor diye salonun ortasına şişme havuz bile kurmuştu annesi. “Yeter ki o mutlu olsun” derdi. Tırnağına taş değse yeri göğü inletirdi. Sınıfa girer girmez yeni gelen öğretmene kendisini tanıttı. Gayet sevimli güler yüzlü tavırları vardı. Fakat kısa zamanda öğretmen hanım gerçeği anlamıştı. Güler yüzün arkasındaki niyeti, evdeki gibi sınıftaki hâkimiyetini kaybetmemek içindi. Annesi; Melek...

Sadakat mi? Açık İlişki mi?

  Hiçbir şey açıkta ve açık bırakılmamışken, Bir badem tanesi üzerinde kaç kat var onu koruyan biliyor musun? Belki de ihtiyacın biraz düşünmek, Minik bir badem tanesi yedi kat ile sarılmış, neden acaba? Belki de ihtiyacın biraz düşünmek, Bezelyeler bir salkım içerisinde ve üzeri yedi kat fermuarla kapatılmış şekilde büyüyor, Belki de ihtiyacın biraz düşünmek, İnsan vücudu baştan sona deri ile kaplı, gözlerinde kapakları var… Belki de ihtiyacın biraz düşünmek, Tüm ağaçların kökleri saklı ve tüm gövdeler kabuklar ile kapanmış… Belki de ihtiyacın biraz düşünmek, Portakal yemişsindir, meyveye ulaşana kadar kaç katmandan geçtin, değil mi? Belki de ihtiyacın biraz düşünmek, Ne tesadüf ki Mandalina da öyle, limon da hatta şimdi aklına düşen diğerleri de… Belki de ihtiyacın biraz düşünmek, Her şey böyle olunca, insan da çoğu şeyi öyle yapmış, belki bilerek belki bilmeyerek… Kitap yapar ona kapak ekler, defter yapar kapak ekler, bir şey üretir onu bir kutuya...

İNSANIN KENDİNE YOLCULUĞU

  Uzun zamandır kar yağmamıştı. Ne de çok severdi karı. Bazıları; karı evde izlemeyi severken, bazıları da kar yağdığında yerinde duramaz, karla adeta yüzer. Ece   kar yağdığı gibi dışarı çıkanlardandı. “Hayatı, hayatın içinde yaşamalı insan.” derdi. 40 yaşlarına merdiven dayayan Ece, artık biraz yorgun ve düşünceliydi. Bir on-onbeş yıl öncesini düşünerek; “Ne de hızlı yaşamışım.” dedi. Bugün yağan kar, Ece’ yi o günlere götürmüştü. “37 yaşındayım ama sanki 50 gibi hissediyorum.” dedi. Bir ofiste   yönetici olarak çalışan Ece, işini oldukça seviyordu. Yedi yıldır aynı firmadaydı. İşinde titiz ve detaycıydı. Çoğu zaman söylediği cümle; “Bu iş yeri bensiz   batar.” dı. Ece çalışanlarına karşı kaba davranırdı ancak bu davranışlarının hiç farkında değildi. Yanına gelen asistanlar onunla çok uzun zaman çalışamazlardı. Departmana   gelen çoğu çalışan, ilk üç ay içinde ayrılmak isterdi. Ona göre onlar beceriksizdi. Verdiği işleri kendisi de mutlaka kontrol etm...